Yoksa Şamanizm yeniden mi doğuyor? Görünüşe bakılırsa bu yalnızca sahte bir rönesans. Şamanlar geri dönüyorlar ama kendi dünyalarına değil. Bir zamanlar çağırdıkları ruhlar tayganın derinliklerine çekilip kozalarına saklandılar. Yardıma koşacakları görevler bile çoktan yok olmuş eski kültürün bir parçası…
Etnolog Klaus E. Müller, bu çalışmasında Şamanizm’in özellikle avcı-toplayıcı toplumların yaşam koşulları içinde nasıl biçimlendiğini incelerken günümüzde çoğu kez okült bir kişisel gelişim yöntemi gibi sunulan hayvanlarla kutsal bağlar kurma, esrime ve ruh yolculuğu gibi şaman pratiklerini tarihsel ve kültürel bağlamlarıyla ele alıyor ve Şamanizm’in bir hastalık ya da gizemli bir kurtuluş öğretisi değil, insanın varoluşsal kırılganlığına verilmiş en eski ve en radikal yanıtlardan biri olduğunu gösteriyor.