Antik tarihçi Diodoros’a göre Büyük İskender yalnızca on iki yılda Avrupa’nın büyük bir bölümünü ve neredeyse tüm Asya’yı fethederek tanrılara denk bir kahraman haline gelmiştir. Romalı düşünür Seneca ise onda deha değil, dizginlenemez bir yıkım gücü görür; ona göre İskender, babasının başlattığı yıkımı tüm dünyaya taşımış, doyumsuz bir avcı gibi savaşla beslenmiştir.
Yunan Antik Çağı uzmanı Hans-Joachim Gehrke’in, tarihsel kaynakların sunduğu çelişkili portrelerden yola çıkarak okuru İskender’in kimliğini yeniden düşünmeye davet ettiği bu çalışmada tanrılara öykünen bir insanın, insanlığın sınırlarını zorlayan bir efsaneye dönüşmesine tanık oluyoruz.